info@kubrayildiz.av.tr
Göztepe Sok. No:17/A Hamamönü / ANKARA
Content Protection by DMCA.com

Bizi Takip Edin:

Aile Hukuku ve BoşanmaAldatma Nedeniyle Boşanma

31 Ekim 2018

Aldatma Nedeniyle Boşanma için açılan davanın kazanılması için aldatma konusunun açık bir şekilde ispat edilmesi gerekmektedir. İspat edilemeyen dav reddedilir. Bu sebeple davanın yeteri kadar delille desteklenerek açılması faydalı olacaktır.

blank
Aldatma Nedeniyle Boşanma

Aldatma nedeniyle boşanma ile ilgili karar paylaşmak gerekirse

EVLİLİK BİRLİĞİNİN TEMELİNDEN SARSILMASI NEDENİYLE BOŞANMA DAVASI (Başka Kadınla Yaşayan Erkek/Boşanmayı Talep Etmek İçin Kusursuz ya da Az Kusurlu Olmaya Gerek Olmadığı – Boşanmayı Elde Etmek İsteyen Kişinin Evlilik Birliğini Temelinden Sarsmış Kişi Olabileceği/Fazla Kusurlu Tarafın Dahi Dava Hakkı Bulunduğu)

  • KUSURLU EŞİN AÇMIŞ OLDUĞU DAVA (Dava Hakkı Bulunduğu/Ancak Boşanmaya Karar Verilebilmesi için Davalının Az da Olsa Kusurunun Varlığı ve Bulunmasının Kaçınılmaz Olduğu – Eldeki Davada Tamamen Davacının Tutum ve Davranışlarından Kaynaklanmış Bir Durum Bulunduğu/Davalıya Atfı Mümkün Bir Kusurun Bulunmadığı)
  • DAVALININ HİÇBİR KUSURU BULUNMADIĞI (Kusurlu Eşin Dava Açma Hakkı Bulunsa Dahi Boşanmaya Karar Verilebilmesi için Davalının Az da Olsa Kusurunun Varlığı ve Bulunmasının Kaçınılmaz Olduğu – Eldeki Davada Tamamen Davacının Tutum ve Davranışlarından Kaynaklanmış Bir Durum Bulunduğu/Davanın Reddi Kararı Gereği)
  • BAŞKA KADINLA ALDATMA (Evlilik Birliğinin Devamını Beklenmeyecek Derecede Temelinden Sarsan Davacının Boşanma Davası Açma Hakkı Bulunduğu – Ancak Boşanmaya Karar Verilebilmesi için Davalının Az da Olsa Kusurunun Varlığının Belirlenmesinin Kaçınılmaz Olduğu/Eldeki Davada Davalının Kusuru Bulunmadığı)
  • EŞİN KUSURU (Eldeki Davada Davalı Eşe Atfı Mümkün Hiçbir Kusurun Gerçekleşmediği – Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedeniyle Boşanma Davası)

4721/m.166

ÖZET : Dava, başka kadınla yaşayan erkek nedeniyle evlilik birliğinin temelinden sarsıldığından boşanma talebine ilişkindir.Boşanmayı isteyebilmek için tamamen kusursuz ya da az kusurlu olmaya gerek olmayıp, daha fazla kusurlu bulunan tarafın dahi dava hakkı bulunmakla beraber, boşanmaya karar verilebilmesi için davalının az da olsa kusurunun varlığı ve bunun belirlenmesi kaçınılmazdır.Az kusurlu eş boşanmaya karşı çıkarsa bu halin tespiti dahi tek başına boşanma kararı verilebilmesi için yeterli olamaz. Az kusurlu eşin karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmalı, eş ve çocuklar için korunmaya değer bir yararın kalmadığı anlaşılmalıdır.Eldeki davada, evlilik birliğinin, devamı eşlerden beklenmeyecek derecede, temelinden sarsıldığı kuşkusuzdur. Ne var ki, bu sonuca ulaşılması tamamen davacının tutum ve davranışlarından kaynaklanmış olup, davalıya atfı mümkün hiçbir kusur gerçekleşmemiştir.Bu durumda açıklanan sebeple isteğin reddi gerekir.

KARAR : 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 Sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 Sayılı Kanun’un kanun yollarına dair hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.

Mahkemece, 2.12.2014 tarihinde verilen hüküm, taraflarca yasal sürede temyiz edilmiş, ne var ki, ilk incelemede davacı erkeğin temyiz itirazının incelenmesi gözden kaçmış, davalı kadının temyiz itirazlarına hasren inceleme yapılmış, bu yapılan incelemede de davacı erkeğin ön incelemeden önce 26.3.2014 tarihinde bildirdiği tanık listesi, ikinci tanık listesi kabul edilmiştir. Dairemizce ilk incelemede davacı erkeğin temyiz itirazları incelenmediğinden ve 26.3.2014 tarihinde bildirdiği tanık listesi süresinde olduğundan, davacı erkeğin karar düzeltme isteğinin kabulüne, Dairemizin 6.10.2015 tarih 2013/3339 esas, 2015/17506 karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.

Aldatma Nedeniyle Boşanma ile ilgili açılan davada her iki taraf da davayı temyiz etmiştir.

Her iki tarafın temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Eşinin başka kadınla aldatan davacı erkek evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda tamamen kusurludur.

Türk Medeni Kanununun 166. maddesinde “evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerin her birinin boşanma davası açabileceği” hükme bağlanmıştır. Bu hükmü, tamamen kusurlu eşin de dava açabileceği ve yararına boşanma hükmü elde edebileceği biçiminde yorumlamak ve değerlendirmek doğru değildir. Çünkü böyle bir düşünce, kimsenin kendi eylemine ve tamamen kendi kusuruna dayanarak bir hak elde edemeyeceği yönündeki temel hukuk ilkesine aykırı düşer. Diğer taraftan gene böyle bir düşünce tek taraflı irade ile sistemimize aykırı bir boşanma olgusunu ortaya çıkarır. Boşanmayı elde etmek isteyen kişi karşı tarafın hiçbir eylem ve davranışı söz konusu olmadan, evlilik birliğini, devamı beklenmeyecek derecede temelinden sarsar, sonra da mademki birlik artık sarsılmış diyerekten boşanma doğrultusunda hüküm kurulmasını talep edebilir. Öyle ise, Türk Medeni Kanununun 166. maddesine göre boşanmayı isteyebilmek için tamamen kusursuz ya da az kusurlu olmaya gerek olmayıp, daha fazla kusurlu bulunan tarafın dahi dava hakkı bulunmakla beraber, boşanmaya karar verilebilmesi için davalının az da olsa kusurunun varlığı ve bunun belirlenmesi kaçınılmazdır. Az kusurlu eş boşanmaya karşı çıkarsa bu halin tespiti dahi tek başına boşanma kararı verilebilmesi için yeterli olamaz. Az kusurlu eşin karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmalı, eş ve çocuklar için korunmaya değer bir yararın kalmadığı anlaşılmalıdır (TMK m. 166/2).

Mevcut olaylara göre evlilik birliğinin, devamı eşlerden beklenmeyecek derecede, temelinden sarsıldığı kuşkusuzdur. Ne var ki, bu sonuca ulaşılması tamamen davacının tutum ve davranışlarından kaynaklanmış olup, davalıya atfı mümkün hiçbir kusur gerçekleşmemiştir. Bu durumda açıklanan sebeple isteğin reddi gerekirken, yasa hükümlerinin yorumunda yanılgıya düşülerek boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.

SONUÇ : Davacı erkeğin karar düzeltme talebinin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440/1-4. maddeleri gereğince kabulüne, Dairemizin 6.10.2015 tarih 2013/3339 esas. 2015/17506 karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, her iki tarafın temyizine hasren yapılan incelemeye göre hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı kadının diğer, davacı erkeğin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karar düzeltme harcının istenmesi halinde yatırana iadesine, 03.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Aldatma Nedeniyle Boşanma ile ilgili dava açılacak ise mağdur olmamak için Avukat ile davanın takibi faydalı olacaktır.

https://kubrayildiz.av.tr/wp-content/uploads/2020/02/LOGO-YAZI-3.gif
Hacettepe Mah. Öksüzler Sok. No:37 Hamamönü Altındağ / ANKARA
info@kubrayildiz.av.tr