info@kubrayildiz.av.tr
Basamaklı Sok. No:11 Hamamönü / ANKARA
Content Protection by DMCA.com

Bizi Takip Edin:

Şirketler HukukuAnonim Şirketin Sona Erme Nedenleri

15 Nisan 2020

Anonim şirket tüzel kişiliği bulunan bir sermaye ortalığıdır. TTK m.529 ve devamı maddelerinde anonim şirketlerin sona erme sebepleri sayılmıştır. Bu sebeplerin varlığı halinde ortaklık sona erecektir. Ancak sebeplerin varlığı halinde sona erme işlemi anonim şirketin hukuk dünyasından silinmesi için sadece ilk basamaktır. Bu basamağı geçtikten sonra şirket tasfiyeye girecek ve ancak öyle tüzel kişiliği sona erecektir.

  1. Kendiliğinden Sona Erme Nedenleri
    1. Şirket sürenin sona ermesine rağmen işlere fiilen devam etmek suretiyle belirsiz süreli hâle gelmemişse ve şirket esas sözleşmesinde öngörülen sürenin sona ermesiyle,
    2. İşletme konusunun gerçekleşmesiyle veya gerçekleşmesinin imkânsız hâle gelmesiyle,
    3. Esas sözleşmede öngörülmüş herhangi bir sona erme sebebinin gerçekleşmesiyle,
    4. Şirketin iflasına karar verilmesiyle,
    5. Kanunlarda öngörülen diğer hâllerde,
    6. Sermayenin 2/3′ ünün zararla karşılıksız hale gelmesiyle sona erer.
  2. İradi Sona Erme Nedenleri
    1. Ortakların İradesi: Ortaklar genel kurulda şirketi sona erdirmeyi karar verebilirler.Bu kararın alınabilmesi için sermayenin %75’inin oyu gerekmektedir.
    2. Mahkemenin İradesi ile Sona erme
      1. TTK m.531’e göre, haklı sebeplerin varlığı halinde sermayenin en az 1/10’unu ve halka açık şirketlerde 1/20’sini temsil eden payların sahipleri, ortaklık merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden ortaklığın feshine karar verilmesini isteyebilir. Haklı sebebin ne olduğu kanunda tanımlanmamıştır ancak genel olarak şöyle tanımlayabiliriz; ortaklığın devam etmesi, doğruluk ve güven kuralına göre dava açan ortaklardan beklenemiyorsa, haklı sebep gerçekleşmiş demektir. Her somut olaya göre farklı değerlendirmek gerekir. Mahkeme fesih yerine davacı pay sahiplerine paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin ortaklıktan çıkarılmalarına karar verebilir. Kısaca davayı açabilmek için AZINLIK OLMAK LAZIM ve azınlık bu davayı açtığında elindekinden olabilir çünkü şirketten çıkarılmasına karar verilebiliyor.(Limited şirketlerde haklı nedenle fesih davasını sadece azınlık değil her ortak isteyebilmektedir.)
      2. TTK m.530’da bir başka durum düzenlenmiştir. Kanun koyucu organ eksikliği ve genel kurulun uzun süreden bir yana toplanamamasını duruma göre bir fesih nedeni olarak öngörmüştür. Böyle bir durumda her pay sahibi,şirket alacaklısı ve ticaret bakanlığı mahkemeye başvurup şirketin feshi için dava açabilir. Hakim hemen feshe karar vermez,eksikliği gidermek için makul süre verir. Kanun maddesinde süre vermesi zorunlu gibi durur ama Yargıtay kararlarında sabittir; giderilmesi mümkün olmayan bir durum varsa süre verilmeye gerek yoktur denilebilir.Verilen süreye rağmen genel kurul toplanamaz veyahut yönetim kurulu seçilemez ve eksiklik giderilemezse mahkeme fesih kararı verecektir. (Limited şirketlerde Ticaret Bakanlığının dava açması mümkün değildir)

ANONİM ŞİRKETTE TASFİYE İŞLEMLERİ

Türk Ticaret Kanunu m.529 ve 531 arasında yer alan sona erme nedenlerinden herhangi birisinin gündeme gelmesinden sonra şirket yönetim kurulu bu durumu ticaret siciline tescil ve ilanını yapacaktır. Kanunda yer alan sebeplerden ötürü sona eren anonim ortaklığın en önemli sonucu, ortaklığın tasfiye aşamasına girmesidir. Tasfiye, kanunda yazan hallerden birinin gerçekleşmesiyle sona eren ortaklığın tamamen hukuk dünyasından silinmesinden önceki dönemde yerine getirmesi gereken yükümlülüklerini ifa etmesi, elde bulunan malları paraya çevrilmesi ve en son kalan malları ortaklığa dağıtılması için gereken işlemdir.

Tasfiyenin iki temel amacı bulunmaktadır; birisi alacaklıların korunması ve onların anonim şirketten olan alacaklarının ödenmesidir. Diğeri ise, ortakların tasfiye sonucu katılma haklarını elde etmesini sağlamaktır.

Tasfiye işlemlerinin başlamasıyla anonim şirketi organ niteliğine haiz olan tasfiye memurları yürütecektir. Bu esnada diğer organlarda varlığını sürdürmeye devam edecektir. Bu organların görev ve yetkileri, tasfiyenin yapılabilmesi için zorunlu olan ancak niteliği gereği tasfiye memurlarınca yapılamayan işlemlere özgülenir.Tasfiye memurları sona eren şirketin bir nevi yönetim kurulu olduğu için yönetim kurulu üyeleri için geçerli olan çift imza kuralı burası için de geçerlidir.

Tasfiye memurları şirketin sona erme noktasında devreye giren en önemli unsurlardan birisidir. Kanun koyucu o yüzden atanmasına ilişkin özel düzenlemeler yapmıştır. TTK m.536’ya göre;

  • Tasfiye memurları, şirket esas sözleşmesiyle şirket kurulurken atanabilirler.
  • Genel Kurul kararıyla sonradan da atanabilirler.
  • Genel kurul kararıyla veya esas sözleşme ile atanmadıysa yönetim kurulu üyeleri tasfiye memuru sayılır.
  • Eğer anonim şirket mahkeme kararıyla sone ermişse tasfiye memurlarını mahkeme de atayabilmektedir. Mahkemenin atadığı tasfiye memurlarından en az biri Türk olmalıdır ve yerleşim yeri Türkiye’de bulunmalıdır.

Atanan tasfiye memurlarını Genel Kurul karar vererek değiştirebilir ama mahkemenin atadığı tasfiye memurunu ancak mahkemenin kendisi değiştirebilir.

TASFİYE MEMURUNUN GÖREVLERİ

  • Anonim şirketlerde tasfiye memurları tasfiye ile doğrudan bağlantılı tüm görevleri ifa etmekle yükümlüdürler. O yüzden tasfiye aşamasında anonim ortaklığı yönetebilir ve temsil edebilirler. Dolayısıyla tasfiye aşması gereken bir durumda mahkemede şirketi temsil de edebileceklerdir.
  • Görevlerine başladıkları vakit öncelikli olarak anonim şirketin malvarlığını ele alır ve neler var onları inceler.Yapılan inceleme neticesinde şirket bilançosu hazırlar ve bunu Genel Kurul onayına sunar.Genel Kurul olağan yetersayı ile bu bilançoyu onaylamalıdır. Onaylama işlemi gerçekleştikten sonra tasfiye memurları şirketin tüm envanterde yazılı mallarına,belgelerine el koyar.
  • Tasfiye memurları tasfiye aşamasında anonim şirketin tüm alacaklarını tahsil etmelidir.
  • Tasfiye aşamasında alacaklıları korumak adına tasfiye memuru bilinen alacaklılara taahhütlü mektupla diğer alacaklılara ise Ticaret Sicil Gazetesinden birer hafta arayla üç ilan vererek ortaklığın sona erdiğini ve alacaklarının neler olduğunu bildirmeleri için çağrı da bulunur.
  • Yapılan çağrılar sonucu alacaklıların borçları eğer ortaklık varlığından fazla değilse tasfiye memuru “dış tasfiye” dediğimiz işlemi gerçekleştirir yani onarın borçlarını ödemekle yükümlüdür.
  • Tüm borçlar ödendikten sonra sıra ortakların sermaye oranlarınca pay iadeleri yapılır.
  • Tasfiye sonunda tasfiye memurları yeniden bir bilanço hazırlar ve bunu genel kurula sunar.Kesin bilanço genel kurul tarafından onaylandıktan sonra artık iç tasfiyeye geçilecektir. Artık kesin bilançoda yazılı olan malvarlığı ortaklar arasında paylaştırılacaktır.

Böylelikle tasfiye işlemi sona erecektir.Tasfiye işlemleri sona erince tasfiye memuru ticaret sicil müdürlüğüne gidecek oradaki kaydı terkin ettirecek,anonim şirket artık hukuk aleminden tamamen silinecek ve artık tüzel kişiliği kalmayacaktır.

EK TASFİYE

Türk Ticaret Kanunu 547.maddede düzenlenen ek tasfiye kurumuna başvurulabilmesi için öncelikli olarak tasfiyenin yapılıp sona ermiş olması gerekmektedir. Bunun sonucunda ticaret sicilinden silinen anonim şirketin ek tasfiyeye başvurmak için normal tasfiye sürecinde yapılmamış bir işlemin varlığı gerekmektedir. Ortaklığın malvarlığı ile ilgili olan bir durum gündeme gelmediği sürece ek tasfiyeye gidilmez.

Ek tasfiyenin gerektiği durumda son tasfiye memurları, yönetim kurul üyeleri, pay sahipleri veya ortaklık alacaklıları ortaklık merkezinin ulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine giderek ek tasfiye işlemleri sonuçlanana kadar ticaret siciline yeniden tescili isteyebilirler.Yapılması gereken tüm tasfiye işlemleri bitince ortaklık yine sona erecektir.

TASFİYEDEN DÖNME

Türk Ticaret Kanunu m.548’de düzenlenmiştir.Buna göre, şirket sürenin dolmasıyla veya genel kurul kararıyla sona ermiş ise, pay sahipleri arasında şirket malvarlığının dağıtımına başlanılmış olmadığı sürece genel kurul şirketin devam etmesini kararlaştırabilir.Bu kararın alınabilmesi için sermayenin en az %60’ının oyu gerekmektedir.Bu nisap esas sözleşme ile ağırlaştırılabilir.Tasfiyeden dönülmesine ilişkin genel kurul kararını, tasfiye memuru tescil ve ilan ettirir.  Kısacası tasfiye amacı yerine yeni bir amaç benimsenerek yeniden kazanç sağlanmak istenmektedir.

Genel kurul tarafından alınan tasfiyeden dönem kararının tescili ile birlikte artık anonim ortaklık varlığını sürdürmeye devam eder. Tasfiye memurunun  da artık görevi sona ermiş olacaktır.

Tasfiyeden Dönmenin Şartları

  • Şirketin ya süresi sona ermiş olmalı ya da genel kurul buna ilişkin karar almalı
  • Tasfiyeden döndüğün için bu süre içinde malvarlığı dağıtımına başlanmamış olmalı.
  • Genel kurul bu kararı %60 oranla alacaktır.

TTK m.558/2’de yer alan düzenlemeye göre, Şirket, iflasın açılmasıyla sona ermiş olmasına rağmen iflas kaldırılmışsa veya iflas, konkordatonun uygulanmasıyla sona ermişse şirket devam eder. Bu hükmün söz konusu olabilmesi için, genel kurul tarafından alınan tasfiyeden dönme kararı lazım değildir. Sadece pay bedellerinin ve tasfiye paylarının pay sahipleri arasında dağıtımına başlanılması gerekmektedir.Tasfiye memuru iflasın kaldırıldığına ilişkin kararı ticaret siciline tescil ettirmelidir. Tescil istemine, pay bedellerinin ve tasfiye paylarının pay sahipleri arasında dağıtılmasına başlanmadığına ilişkin belge de eklenir.

Tasfiyeden dönme ile ek tasfiye arasındaki fark şudur;  ek tasfiyede tasfiye de tasfiye süreci bitiyor şirket terkin ediliyor. Tasfiyeden dönmede ise her şey tasfiye süreci içerisinde oluyor.

https://kubrayildiz.av.tr/wp-content/uploads/2020/02/LOGO-YAZI-3.gif
Hacettepe Mah. Göztepe Sok. No:17/A Hamamönü Altındağ / ANKARA
info@kubrayildiz.av.tr